Zayıflama İlaçlarının Estetik Cerrahideki Etkisi: “Ozempic Yüzü” Sorunu

0
zayiflama-ilaclarinin-agir-bedeli-ozempic-yuzu-estetik-cerrahide-patlamaya-yol-acti-7dHCBDVd

Son yıllarda, özellikle diyabet tedavisinden ziyade hızlı kilo verme amacıyla kullanılan zayıflama ilaçları, estetik cerrahi alanında beklenmedik bir artışa yol açtı. İngiliz Estetik Plastik Cerrahlar Derneği (BAAPS) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, “Ozempic” ve benzeri ilaçların neden olduğu deformasyonların hastaları estetik cerrahiye yönlendirdiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, “Ozempic yüzü” olarak adlandırılan bu görünümün, yalnızca estetik bir sorun değil, aynı zamanda ciddi kas dokusu kaybının bir işareti olduğunu ifade ediyor.

Kas kaybı ve “çökmüş yüz” sendromu, bu ilaçların kullanıcıları için önemli bir problem haline geldi. Bilimsel araştırmalar, Ozempic gibi ilaçların sağladığı hızlı zayıflamanın vücutta beklenmedik yapısal değişikliklere sebep olduğunu gösteriyor. UNC Gillings Küresel Halk Sağlığı Okulu’ndan obezite uzmanı Dr. John A. Batsis’in Annals of Internal Medicine dergisinde yayımlanan çalışmasına göre, bu ilaçlarla verilen kilonun içinde kas kaybı oranı beklenenden çok daha yüksek. Özellikle yüz bölgesindeki destekleyici kas dokusunun hızla erimesi, yanaklarda çökük bir görünüm ve elmacık kemiklerinin çevresindeki derinin sarkmasına neden oluyor. Bu durum, kullanıcıların daha yaşlı ve yorgun görünmesine yol açarak estetik müdahaleleri kaçınılmaz hale getiriyor.

Kadınların estetik cerrahilere olan ilgisi ise dikkat çekici bir şekilde artıyor. BAAPS verilerine göre, estetik cerrahi operasyon başvurularının yüzde 93,9’unu kadınlar oluşturuyor. Zayıflama ilaçlarının yan etkilerini gidermek amacıyla yapılan estetik müdahalelerde belirgin bir artış gözlemleniyor. Raporun öne çıkan verileri arasında, kaş kaldırma operasyonlarında yüzde 25, yüz ve boyun germe işlemlerinde yüzde 11 ve göz kapağı estetiğinde ise yüzde 8’lik bir artış kaydedildiği yer alıyor. Uzmanlar, ameliyatsız yöntemlerin yüzün yumuşak dokusundaki yapısal gevşemeyi düzeltmede yetersiz kaldığını, bu nedenle hastaların kalıcı cerrahi çözümlere yöneldiğini belirtiyor.

Sosyal medyanın etkisi de bu durumu pekiştiriyor. Eski BAAPS Başkanı Rajiv Grover, estetik cerrahiye olan ilginin yalnızca ilaçların yan etkileriyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda sosyal medya platformlarında paylaşılan “doğal ve onarıcı” cerrahi sonuçların insanların bıçak altına yatma konusundaki çekincelerini azalttığını vurguluyor. İlacın üreticisi Novo Nordisk ise hasta güvenliğine verdikleri önemi dile getirerek, kronik rahatsızlıklar için kullanılan her ilacın kişiden kişiye değişen yan etkileri olabileceğini hatırlatıyor ve bu tür tedavilerin mutlaka uzman hekim kontrolünde yapılması gerektiğini savunuyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir