Kocaeli’den yola çıkan Yunus Emre Sarban, Ahmet İmrak ve Onur Çelik, 7 Nisan tarihinde saat 12:30 civarında İsrail Konsolosluğu’nun bulunduğu plazanın önünde durdu. Üç saldırgan, kiraladıkları araçtan hızlıca inerek çelik yeleklerini ve kamuflaj kıyafetlerini giymişti. Bagajdan uzun namlulu silahlarını çıkaran saldırganlar, “Allahu ekber!” nidalarıyla bina güvenliğini sağlayan polislere ateş açtı. Polisler de anında karşılık verdi; olayda üç polis yaralandı. Adana nüfusuna kayıtlı 1994 doğumlu Yunus Emre Sarban olay sırasında hayatını kaybederken, Çelik ve İmrak yaralı olarak yakalandı. Saldırganların üzerinde pompalı tüfek, tabanca ve çok sayıda fişek bulundu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, saldırganların IŞİD ile bağlantılı olduğuna dair bulgulara ulaştı.
Geçmişte Sarban’ın 2019 yılında IŞİD üyeliği suçlamasıyla Tekirdağ’da tutuklandığı, beş ay sonra serbest bırakıldığı ve 2022’de beraat ettiği biliniyor. Ayrıca, Ahmet İmrak hakkında ‘Heyet Tahrir Şam’ (HTŞ) üyeliği nedeniyle işlem yapılmış. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı, 2018 yılında selefi bir derneğin altı üyesinin HTŞ ile bağlantılı oldukları bilgisi üzerine soruşturma başlattı. İmrak, bu şüpheli listeye ilk sıradan girmeyi başardı ve telefonunun 8 Mart 2021 – 8 Eylül 2021 tarihleri arasında dinlendi. İfadesinde terör örgütü üyesi olmadığını ve anayasal düzeni bozma amacı gütmediğini ifade etti. Savcılık, yeterli delil bulunmadığı için 29 Mart 2022’de takipsizlik kararı verdi.
İmrak ve kardeşi Murat, bu tarihten sonra ‘Hizb-ut Tahrir’ örgütüne bağlı Köklü Değişim Derneği’ne katıldılar. Van nüfusuna kayıtlı Onur Çelik ve kardeşi Enes de bu derneğin üyesiydi. İmrak ve Çelik kardeşler, dernek aracılığıyla tanışmış olabilir. Hizb-ut Tahrir, halifeliği geri getirmeyi ve Müslümanları tek çatı altında birleştirmeyi hedeflese de silahlı mücadeleyi reddettiği için bazı radikal gruplara cazip gelmemektedir.
Olaydan sonra dokuz kişi tutuklandı, bunlar arasında Murat İmrak ile Onur Çelik’in eşi Cansel ve kardeşi Enes de bulunuyor. Savcılık, 1-2 Nisan tarihlerindeki keşif sırasında Murat İmrak’ın da konsolosluk çevresinde bulunmuş olduğunu tespit etti. İmrak’ın sosyal medya paylaşımları araştırıldığında Hizb-ut Tahrir ile ilgili içeriklere rastlandı. İmrak, örgütten ayrıldığını ve sahip olduğu görüşleri terk ettiğini ifade etti. Ayrıca, bir polisin fotoğrafını paylaşarak, “Öldüğünde şehit diyecekler buna…” gibi yorumlar yaptı. Dijital materyallerin incelenmesi sonucunda saldırıda kullanılan silahların araştırıldığı ortaya çıktı. İmrak’ın Sarban ile olay günü WhatsApp üzerinden iletişim kurduğu da tespit edildi.